Yaşadıklarınızın Arkasındaki Gerçekliğe Sahip Olmak
olayları olduğu gibi görmek yerine onlara farklı anlamlar yükleyerek görmektir.
oldukları gibi görürler.
referanslarımıza göre anlamlandırmaya çalışmaktır. Algılama dediğimiz durum böyle oluşur.
önemli olan şey de kişi için öncelikli olmadığı için önemli olmayabiliyor.
bizim onu nasıl algıladığımızdır.
yaşadığımız olaylardaki canımızı yakan durumları kişiselleştirip kendimizi
suçlamak ve yargılamak eğiliminde olmaktır. Temel atıf hatası.
kişiselleştirip kendimizden kaynaklanan bir durum olarak değerlendirip
kendimizi suçlamak ve devamında birde genelleme yaparak kendimizin sevilmeyen
ve beğenilmeyen olduğuna karar vermek ki bunun yarattığı şey başarısız
ilişkilerin devamıdır.
çocukluktaki anne ve babanın davranışlarına yüklediğimiz anlamlardır.
davranışları onların kendilerine özeldir, size özel değildir.
Oradaki çocuğun kim olduğu ile alakalı değildir. İleride neleri başarıp
neleri başaramacağıyla alakalı değildir. Ebeveynlerin kendilerini anlamlı ve
değerli kılma, yaşamı kontrol etme ve yaşamı yaratma ile ilgili doğru sandığı
bilgiler, beklentileri ve korkularıdır.
Kendinizle ilgili çocukluğunuza ait kendinizi yanlış ve hatalı
yaptığınız, sevilmeyen olduğunuza karar verdiğiniz ne kadar yanlış
kişiselleştirmeniz var?
iptal edelim mi?
olaydaki yanlış algımızı ortaya çıkarıp bizi güçlü hissettirecek farklı bir
bakış açısıyla değiştirmektir.
ettiğim şey nedir?
ret ettiğim şey nedir?
ettiğim şey nedir?
yargılamayı kendimi suçlamamaktan ve yargılamamakta daha önemli yada daha
değerli kıldığım şey ne?
yaşamımda neyi yapmaktan, neyi olmaktan kendimi alıkoyuyorum?
ediyorum?
şekilde etkilenmediğim, kendimi suçlamadığım, kendimi yargılamadığım bir
düşünce yapısına sahip olmak beni nasıl bir enerji içerisine sokardı?
hayatım olurdu?
şimdi neyi seçebilir, neyi olabilirim?
KENDİ KENDİNİZİN YAŞAM KOÇU OLUN



